Ülkemizde fotoğraf alanında yaptığı sergi, etkinlik ve projelerle adından sıkça söz ettiren Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği (FODER); Kıbrıs Türk Maden, Metalurji ve Jeoloji Mühendisleri Odası ile başlatılan proje dahilinde, 23 Kasım Pazar günü düzenlediği fotoğraf çekim gezisi ile, Kıbrıs Adası’nın jeolojik mirası açısından önemli olan yerleri fotoğraf karelerine aktarılmıştır.

Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Mehmet Necdet rehberliğinde ,ilk olarak Kanlıköy - Karatepe'yi ziyaret eden FODER Üyeleri, Kıbrıs'ta çok yaygın bulunan bir mineral olan jips mineral yatağını (alçıtaşı) görüntülediler. Plaka jipsler yatağın taban kesiminde olup, geçmişte karo olarak yer döşemesinde pencere pervazı yapımında yapı elemanı olarak ve en önemlisi evlerde sıva olarak kullanılmaktaydı...Günümüzde ise yine inşaat endüstrisinin önemli bir hammaddesi durumundadır...Yine alçıtaşı çimentoda katkı malzemesi, duvar son kat sıvası olarak farklı kullanımları söz konusudur. Kıbrıs'ın kuzeyinde, Lefke'den Kaleburnu'na kadar uzanan alanda 17 ayrı yatak halinde açığa çıkmaktadır. Jips (alçıtaşı) yurtdışına da ihraç ettiğimiz bir hammadde durumundadır.

Daha sonra Serhatköy civarlarında bulunan ve yapıtaşı olarak da adlandırılan Kalkarenit alanı ziyaret edilmiş ve fotoğraflanmıştır. Gözenekli bir dokuya sahip oluşundan ötürü ortam ısısını düzenlediğinden, geçmişten günümüze intikal eden süreçte pek çok binanın inşasında kullanılmıştır. Bunlar içinde Lefkoşa surları, Kilise ve Cami gibi tarihi eserler de verilebilir..Günümüzde daha çok dekorasyon işlerinde ve bahçe duvarı yapımında kullanım alanı bulmaktadır. Emici kuyu yapımında da tahkimat malzemesi olarak kullanılır. Esasen karbonatlı ( kireçtaşı ) bir içeriğe sahip olup günümüzden yaklaşık 2,5 - 3 milyon yıl önce denizin sığlaştığı bir ortamda çökelmiştir...Mesarya Baseni'nin merkeze yakın bölgelerinde yaygındır. Alayköy civarında, Karpaz'da Kumyalı,Yeşilköy, Yeni Erenköy çevresinde yaygın olarak rastlanır ve testere ile kesilmek suretiyle işletilir...

Fotoğraf çekim gezisinin bir sonraki durağı olan Bağlıköy'de, köy girişinde bulunan oksidasyon zonu ( sarı renk) bu alandaki bakır cevherleşmesinin belirteci durumundadır.  Kıbrıs adası 80 milyon yıl önce denizin tabanında oluşum sürecindeki volkanik kaya kütlesi iken sarı renkli bu zon sıcak su ve ergimiş durumdaki minerallerin deşarj noktası durumundaydı. Ayrıca Bağlıköy'de bulunan Aletri tepesi Kıbrıs'ın antik dönemdeki madencilik faaliyetleri bakımından eşsiz özelliğe sahiptir. Bu alan, jeoform olarak kabul edilebilir niteliktedir.

Son olarak Lefke 'de Gemikonağı deresinde bulunan CMC Karadağ işletmesi fotoğraflandı. Bu bölge, önemli bir bakır cevherleşme alanı olup buradan bakırlı cevher çıkarılmaktaydı. Yeraltı madeninin ana giriş galerisi ile kaya içerisinde kazılmış durumdaki patlayıcı madde depose, gölet depolama alanı içerisinde kaldığından ağızları betonlanarak kapatılmıştır. Changing Room olarak adlandırılan dairevi yapı maden giriş galerisinin yanında olup işletmeden çıkan işçiler simsiyah renkte kirlendiklerinden burada yıkanıp evlerine gitmekteydiler. Bugün kültürel miras özelliğinde olmasına karşın göletin depolama alanı içerisinde kalmıştır.  Yine Aplıç civarında bulunan Roma dönemine ait siyah renkli cüruflar antik dönem madenciliğine ilişkin miras durumundadır. Cevher ısıtılarak bünyedeki bakır alınmakta geriye kalan ergimiş kaya kütlesi de çevrede depolanmaktaydı. Siyah renkli oluşları ise bünyeye metalurjik süreçler esnasında katılan manganezden kaynaklanır..

Proje tamamlandığında, jeolojik mirasla ilgili sergi çalışması ve kitap basımının gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.