Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği’nin ( FODER ), Maden, Metalürji ve Jeoloji Mühendisleri Odası ile başlatmış olduğu ve Ülkemizdeki “jeolojik mirasın” fotoğraflanması projesi çerçevesinde bu kez fotoğraflar, Karpaz Bölgesi’nde çekildi.

8 Şubat 2015 Pazar gün gerçekleşen fotoğraf çekim gezisinde, önceki gezilerde olduğu gibi, Metalurji ve Jeoloji Mühendisleri Oda Sekreteri Dr. Mehmet Necdet de FODER Üyeleri ile birlikte geziye katıldı ve bilgi paylaşımında bulundu.

 

Karpaz yarımadasında yeralan Ziyamet köyündeki manganez zuhurları oldukça enteresandır. Jeolojik olarak tebeşir ve marn adını verdiğimiz kayalar arasında tabakalar şeklinde izlenir. Kıbrısın mineral olanakları ve su kaynaklarının incelenmesi kapsamında ele alınan bu zuhurlar daha doğuda Gelincik köyünde de izlenir. Oluşumları itibarıyla deniz altında çökelmiş bu zuhurlar ekonomik olarak işletilmekten öteye bir jeolojik miras olarak düşünülebilir.

Karpaz Yarımadasındaki enteresan kültürel miras da Kaleburnu köyünün doğusunda yeralan ve yüzlerce yıl önce insan eliyle açılmış korunma - sığınma amaçlı yeraltı galerileridir. Tebeşir ve kumlu sedimanlar adını verdiğimiz kayalar içerisinde insan eliyle oyulmuş bu korunaklar Kuruova'da da mevcuttur. Turizme yönelik olarak değerlendirilebilir.

Kalecik'teki jips ( alçıtaşı) yataklanması: Kıbrıs adası günümüzden yaklaşık 5 milyon yıl önce Akdeniz'in kuruması sonucunda çökelen jipslerin yeraldığı önemli bir havza durumundadır. Kalecik bölgesinde de milyonlarca ton mertebesinde alçıtaşı rezervleri mevcuttur. Bu alçıtaşı yatağı bölgede bulunan çimento fabrikasında üretilen çimentoya katkı maddesi olarak karıştırılmakta gerisi de yurtdışına ihraç edilmektedir. Yine ince laminalı plaka jispler de kesilerek yurtdışına ihraç edilmekte ve süs dekorasyon işlerinde kullanılmaktadır.

Doğanın en güzel dönemine denk gelen gezide; güzergah üzerindeki çobanlar, koyun sürüleri ve yerel yaşam da fotoğraflandı. Son durak olarak Kaleburnu köyüne de uğrayan FODER üyeleri, Kastro mağarasını da fotoğrafladıktan sonra, köy kahvesinde içilen kahvenin ardından Lefkoşa’ya döndüler.