FODER’in, Maden, Metalürji ve Jeoloji Mühendisleri Odası ile sürdürdüğü  ve Ülkemizdeki “jeolojik mirasın” fotoğraflanması projesi çerçevesinde, 14 Mart 2015 Cumartesi gün Değirmenlik bölgesindeki yerler fotoğraflandı.

1974 öncesinde Makri'nin ocağı olarak bilinen Değirmenlik taşocağı, kırmataş ve kireç üretiminde kullanılan dolomitik kireçtaşının üretildiği en eski ocaklardan biridir. Bu ocaktan üretilen kireçtaşı, konkasörde kırılmak suretiyle karayolu yapımında gerek mekanik temel, gerekse asfalt karışımında kullanılmaktadır. Bu ocaktan 1974 sonrası dönemde Ercan Havalimanı'nın yapımında Karayolları Master Planı'nda öngörülen karayollarının inşasında yararlanılmıştır.

Değirmenlik taşocağı, 1990'lı yıllara kadar basamak yöntemiyle işletilmiş, daha sonra Karayolu projeleri için çok büyük miktarda agregaya ihtiyaç duyulduğundan, galeriler açılarak patlatma yapılmış ve sonuçta günümüzdeki çok yüksek aynalar meydana gelmiştir. Girne dağları'nın esas çekirdeğini oluşturan kireçtaşları rekristalize, breşleşmiş ve dolomitik karakterdedir.

Karst adını verdiğimiz suyun aşındırmasına bağlı boşluk yapısı gelişmiştir. Muhtelif ölçekte izlenen ve görülen mağaraların oluşumu bundan kaynaklanır. Dolomitik, rekristalize kireçtaşı sert ve masif karakterinden ötürü agrega olarak aranan bir jeolojik materyeldir ve sadece Girne dağları'nda bulunur.

Değirmenlik taşocağı karşısında bulunan eski kireç fabrikası da bu işletmenin kültürel mirası durumundadır.

Daha sonra Dikmen bölgesinde de fotoğraf çekim gezisi devam etti ve planlanan sergi için çalışmalar başlatıldı.