29 Mart 2015 Pazar günü gerçekleştirdiğimiz Avtepe Medoş Lalesi Festivali fotoğraf çekim gezimizde renkli görüntüler yaşandı. İskele boğazında verilen kahve molasının ardından, ilk önce güzergah üzerindeki Boltaşlı köyünün girişinde yer alan  Panagia Kanikaria kilisesi fotoğraflandı. Meryem Ana’ya adanmış ve kesme taştan inşa edilmiş olan kilisenin orjinalinin M.S. 5. yüzyılın sonu veya M.S. 6. yüzyılın başında inşa edildiği biliniyor.

Bir zamanlar kilisenin apsesi içinde bulunan Meryem Ana ile İsa’yı yansıtan ünlü mozaik ile diğer mozaikler bu döneme ait olup, mozaiklerin bulunduğu eski kilise M.S. 647/9 yılında başlayan Arap Akınları sırasında yıkılmıştır. Üstü ahşap örtülü ve üç sahanlı Bazilika şeklinde yeniden inşa edilen yapının da M.S. 1160 yılındaki yer sarsıntılarından yıkılması üzerine, üç kubbeli olarak yeniden inşa edilmeye başlanmış, ancak başlatılan inşaat M.S. 14. yüzyılda tamamlanabilmiştir.

Bu çalışmalarda kilisenin duvarlarına freskler de yapılmıştır. Nitekim kilisenin güneyindeki sütunlu kapı girişinin üst başında bulunan yarım daire şeklindeki nişin içinde görünen Meryem Ana ile İsa tasvirli fresk, bu devire aittir.

Kıbrıs’a özgü endemik bir lale türü olan Medoş Lalesi’ni tanıtmak ve korumak amacıyla düzenlenen Avtepe Medoş Lalesi Festivali’nin 11’incisi için çeşitli bölgelerden gelen katılımcılar, Avtepe’de buluştu. Avtepe köy meydanında yapılan festivalde, çeşitli dans gösterileri, çocuklara yönelik etkinlikler, konserler ile Kıbrıs’a özgü yiyecek ve içeceklerin satışı yapıldı. Yapılan konuşmalarda ise Medoş Lalesi’nin korunmasının önemine vurgu yapıldı. Konuşmaların ardından çeşitli dans gösterilerinin yer aldığı etkinlik, şiir dinletisi, konserler ve çocuklara yönelik aktiviteler ile devam etti

Festivale adını veren Kıbrıs lalesi (Tulipa cypria), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Kıbrıs adasına özgü endemik bir lale türüdür ve Kıbrıs Türk halkı arasında Medoş Lalesi olarak bilinir. Adanın kuzeyinde Tepebaşı köyü ve Avtepe köyü civarında, güneyinde ise Akama yöresinde yetişir.

Kıbrıs lalesi, çiçeğinden dökülen tohumla çoğalmakta, her yıl Mart-Nisan aylarında aynı yerden yeniden açmakta ve sonra kurumaktadır. 1998 yılından itibaren koruma altına alınmıştır ve toplanması yasaktır.

Festival alanında çekilen görüntülerden sonra, çok eski bir yerleşim yeri olan Elisis antik mezarı ziyaret edildi. Avtepe sınırları dahilinde bulunan Elisis bölgesindeki Kastros Tepesi’nin kuzeyindeki uçurumun cephesine kazılmış büyük bir oda mezarıdır. Yapımı tam olarak tamamlanmadığından gömü amacıyla kullanılamadığı izlenimi edinilmektedir. Kuzey cephesi Kaleburnu’ndaki Kastros Tepesi mezarına benzerlik göstermektedir. Bu nedenle bu mezarın da Klasik-Helenistik (M.Ö. 5. - 4. yüzyıl) Dönem’lerine tarihlenmesi olası görülmektedir. 87 ayak olan merkezi sahına kuzeydeki kemerli bir kapıdan girilmektedir. Giriş kapısı yer seviyesinin yaklaşık olarak 15-20 metre yukarısında yer almaktadır. Merkezi sahının ucunda dikdörtgen biçiminde ana kayaya oyulmuş çok derin bir kuyu bulunmaktadır. Rivayete göre suç işleyenler bu kuyuya atılırlarmış. Yine bir rivayete göre, bir zamanlar soyguncular bu mağarada saklanırlar ve Karpaz bölgesinde seyreden kervanları soyduktan sonra, el koydukları eşyaları bu mağarada saklarlarmış.

Parkurda zor şartlarda ilerlenmesine rağmen, orkide ve özellikle bölgede yoğun olarak bulunan çıplak adam orkidesi FODER Üyeleri tarafından fotoğraflandı. Doğanın capcanlı bir döneme denk gelmesinden dolayı bol bol doğa ve manzara fotoğrafı çekildi ve doğal alanlarındaki medoş laleleri de fotoğraflandıktan sonra, Kaleburnu yakınlarında deniz sahilinde verilen molanın ardından Lefkoşa’ya dönüldü.